3 Eylül 2015 Perşembe

LETONYA FUTBOLU GENEL DEĞERLENDİRME

        LETONYA FUTBOLU GENEL DEĞERLENDİRME
Futbolun Letonya’daki konumunu anlayabilmek için öncelikle spor kültürü içerisindeki yerini görmek gerek. Letonya’nın en popüler sporu buz hokeyi. Özellikle son yıllarda Dinamo Riga’nın yeniden faaliyete geçmesi ve Khl’de adeta bir milli takım rolü üstlenmesi son yıllarda futbola olan ilgiyi azalttı ve futbolu zayıflattı.
Medya ilgisi de buz hokeyi üzerinde daha yoğun.(Türkiye’deki futbol algısıyla benzerlik kurabiliriz.)
Buz hokeyinden sonra ülkenin ikinci popüler sporu ise basketbol.
Bunun temelinde ise tarihi başarılar yatıyor. Letonya 1935’te düzenlenen ilk Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olmayı başarmıştı.
Buz hokeyi ve basketbol ülkede ata sporu statüsüne sahip.
Durum böyle olunca futbolun hem medya hem de seyirciler içerisinde hareket alanı bulması kolay olmuyor. Futbolun gelişimi ve medyada hareket alanı bulması tam da bu noktada başarılara bağlı oluyor.
Euro 2004’teki başarıyla birlikte futbol kendisine medyada ve taraftarlar arasında oldukça önemli bir yer bulmayı başarmıştı.
Son yıllarda ise başarılı sonuçların gelmemesi sebebiyle futbolun popülerliğinde çok ciddi bir düşüş var.

         EURO 2004 BAŞARISI VE BAŞARIYI GETİREN ETKENLER
Son yıllarda Letonya futbolunda çok önemli bir düşüş olduğunu dile getirdik.
Bu noktada geçmişteki en büyük başarıyı ve bunun alt yapısını hatırlatmakta fayda var.
Letonya’nın tarihindeki en büyük başarısı Euro 2004’e katılmayı başarması. Bu başarı da bir Türkiye galibiyeti sonrasında gelmişti.
O dönemde Türkiye medyasında her ne kadar ‘’ÇEK BİR LETONYA’’ manşetleri atılsa da o dönemki Letonya kadrosu ülke futbolunun altın nesliydi.
Letonya futbolunda 90’lı yıllar Skonto Riga’nın dominasyonuyla geçti. Özellikle 1996 sonrasında Skonto alt yapısından yetişen oyuncular ülke futboluna yön verdi.(Bu kadro Euro 2004’ün de temelini teşkil etmekteydi.)
Skonto o dönemde Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde ve Uefa Kupası ön eleme turlarında İnter,Barcelona gibi önemli ekiplerle mücadele etme şansı yakaladı.
Bu durum Letonya futbolunun milli takımlar düzeyinde de bir ivme yakalamasını sağladı Euro 2000 eleme turlarında Yunanistan ve Norveç galibiyetleri geldi.
Kulüpler düzeyinde ise en büyük başarı Skonto Riga’dan geldi. Skonto Riga 1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nin kıyısına kadar geldi ancak son eleme turunda Chelsea’ye iki maç sonunda 3-0 yenilerek elendi.
Bu dönemde Letonya’nın en büyük futbol ihracatı da gerçekleşmişti ve şu anda milli takımın teknik direktörlüğünü yapan Marians Pahars Southampton’a transfer olmuştu.
Bu gelişmenin ardından Skonto’nun diğer oyuncuları da pek çok Avrupa kulübünün yolunu tutmuştu.(Her ne kadar üst düzey ekipler olmasa da)
2002 Dünya Kupası eleme gruplarında Letonya,San Marino’yla berabere kalarak dibe vurmuştu.
Bunun faturası dönemin teknik direktörü Gary Johnson’a çıkmıştı. Sonrasında takımın başına Skonto’nun hocası Aleksandrs Starkovs getirilmiş ve Euro 2004 kadrosunun son halkası da tamamlanmıştı.
         
                 EURO 2004 SONRASI GENEL DURUM
Euro 2004 sonrasında Letonya futbol sahnesine Maris Verpakovskis gibi bir yıldız çıkartmış fakat yanına yeni yardımcı karakterler ekleyememiş, teknik direktörü Aleksandrs Starkovs’u kaybetmişti. Sonrasında göreve gelen Jurijs Andrejevs,takımı değiştirme kararı almıştı fakat bu dönüşümü tam anlamıyla başaramamıştı. Sonuç olarak Letonya futbolu gerilemiş ve Andrejevs’in görevine son verilmişti. Kurtarıcı olarak lanse edilen Aleksandrs Starkovs yeniden göreve getirilmiş ve dönüşüme başlama kararı alınmıştı. Bu dönüşüm meyvelerini 2010 Dünya Kupası elemelerinde verdi. Letonya grubunu 3. Sırada bitirmiş playoffların kapısından dönmüştü. Bu durum medyanın ilgisini yeniden futbolu çekmişti. Sonrasında Letonya’nın altın nesli tamamen futbolu bırakmış ve yerleri bir türlü doldurulamamıştı. Bununla birlikte gelen kötü sonuçların ardından Aleksandrs Starkovs’un yerine göreve Marians Pahars getirildi.

               PAHARS’LA GELEN YENİ DÖNEM
Marians Pahars Letonya futbolunda Maris Verpakovskis’le birlikte en çok saygı duyulan iki futbolcudan biri. Göreve gelmesiyle birlikte futbol spor dergilerinde ve medyada daha çok yer bulmaya başladı.
Saha dışında Letonca öğrenerek işe başlaması ona olan desteği arttırdı ve ülkeyi büyük ölçüde takım etrafında kenetlemeyi başardı.
Saha içine dönecek olursak oyun tarzı itibariyle daha ofansif bir anlayış benimsenmiş durumda.
Bununla beraber saha içerisinde koşan ve sürekli olarak rakibe pres yapan bir takım görme isteği var. Takımda bu konuda kimsenin bir ayrıcalığı yok ve çok katı.
Her bölgenin bir lideri belirlenmiş durumda ve bu isimler takım içerisinde daha fazla ağırlığa sahip. Kalede:Andris Vanins,savunmada:Kaspars Gorkşs,Orta Sahada:Janis İkaunieks Pahars tarafından belirlenen liderler. Letonya’nın en büyük sıkıntısı forvet hattında istikrarlı bir isim bulamaması.

                LİGİN KALİTESİ VE FUTBOLA ETKİSİ
Letonya futbolunun en büyük sıkıntısı ligin kalitesinin son yıllarda dibe vurmuş olması. Ligde son yıllarda şike söylentileri ve şike olayları ayyuka çıkmış durumda. Ligde oyuncuların ortalama ücretleri 400-500 Euro seviyesinde.(ki maaşlar genel olarak geç ödeniyor) Bu da bir anlamda yaşanan şike olaylarının sebebini bizlere açıklıyor. Bu nedenle ligde biraz ön plana çıkan oyuncular kendilerini Polonya,Çek Cumhuriyeti,Belarus gibi ülkelere atıyorlar. Son dönemde ligin Avrupa futboluna en büyük ihracatı geçen sezon Liepaja takımından Metz’e transfer olan Janis İkaunieks. Liepaja son yıllarda Letonya Ligi adına belki de gösterilebilecek en pozitif gelişme. Başkanlığını Maris Verpakovskis’in yaptığı kulüp genç oyunculara yatırım yapıp onları Avrupa’ya ihraç etme stratejisi izliyor.

                TÜRKİYE MAÇLARININ ÖNEMİ
Letonya’da Türkiye maçları manşet olmayı başaran nadir futbol olaylarından biridir.
Bunun temelinde Letonya Milli Takımı’nın genel olarak başarılı sonuçlar alması(beraberlik başarısız bir sonuç olarak sayılmıyor) ve Euro 2004 nostaljisinin de yeniden ortaya çıkması olarak gösterilebilir.
Ayrıca Türkiye medyasındaki Letonya zayıf takım algısının da Letonya medyasında yer bulması bu maça atfedilen önemi geçmişte hep arttırdı.
Letonya takımı ve teknik direktör Pahars bu maçı bir karakter maçı olarak görüyor ayrıca Türkiye karşılaşmaları pek çok oyuncu için bir vitrin maçı olma özelliği taşıyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder