LETONYA FUTBOLU GENEL
DEĞERLENDİRME
Futbolun Letonya’daki konumunu anlayabilmek için öncelikle spor kültürü
içerisindeki yerini görmek gerek. Letonya’nın en popüler sporu buz hokeyi.
Özellikle son yıllarda Dinamo Riga’nın yeniden faaliyete geçmesi ve Khl’de
adeta bir milli takım rolü üstlenmesi son yıllarda futbola olan ilgiyi azalttı
ve futbolu zayıflattı.
Medya ilgisi de buz hokeyi üzerinde daha
yoğun.(Türkiye’deki futbol algısıyla benzerlik kurabiliriz.)
Buz hokeyinden
sonra ülkenin ikinci popüler sporu ise basketbol.
Bunun temelinde ise tarihi
başarılar yatıyor. Letonya 1935’te düzenlenen ilk Avrupa Şampiyonası’nda
şampiyon olmayı başarmıştı.
Buz hokeyi ve basketbol ülkede ata sporu statüsüne
sahip.
Durum böyle olunca futbolun hem medya hem de seyirciler içerisinde
hareket alanı bulması kolay olmuyor. Futbolun gelişimi ve medyada hareket alanı
bulması tam da bu noktada başarılara bağlı oluyor.
Euro 2004’teki başarıyla
birlikte futbol kendisine medyada ve taraftarlar arasında oldukça önemli bir
yer bulmayı başarmıştı.
Son yıllarda ise başarılı sonuçların gelmemesi
sebebiyle futbolun popülerliğinde çok ciddi bir düşüş var.
EURO 2004 BAŞARISI VE BAŞARIYI
GETİREN ETKENLER
Son yıllarda Letonya futbolunda çok önemli bir düşüş olduğunu dile getirdik.
Bu
noktada geçmişteki en büyük başarıyı ve bunun alt yapısını hatırlatmakta fayda
var.
Letonya’nın tarihindeki en büyük başarısı Euro 2004’e katılmayı başarması.
Bu başarı da bir Türkiye galibiyeti sonrasında gelmişti.
O dönemde Türkiye medyasında
her ne kadar ‘’ÇEK BİR LETONYA’’ manşetleri atılsa da o dönemki Letonya kadrosu
ülke futbolunun altın nesliydi.
Letonya futbolunda 90’lı yıllar Skonto Riga’nın
dominasyonuyla geçti. Özellikle 1996 sonrasında Skonto alt yapısından yetişen
oyuncular ülke futboluna yön verdi.(Bu kadro Euro 2004’ün de temelini teşkil
etmekteydi.)
Skonto o dönemde Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde ve Uefa Kupası
ön eleme turlarında İnter,Barcelona gibi önemli ekiplerle mücadele etme şansı
yakaladı.
Bu durum Letonya futbolunun milli takımlar düzeyinde de bir ivme
yakalamasını sağladı Euro 2000 eleme turlarında Yunanistan ve Norveç
galibiyetleri geldi.
Kulüpler düzeyinde ise en büyük başarı Skonto Riga’dan
geldi. Skonto Riga 1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nin kıyısına kadar
geldi ancak son eleme turunda Chelsea’ye iki maç sonunda 3-0 yenilerek elendi.
Bu dönemde Letonya’nın en büyük futbol ihracatı da gerçekleşmişti ve şu anda
milli takımın teknik direktörlüğünü yapan Marians Pahars Southampton’a transfer
olmuştu.
Bu gelişmenin ardından Skonto’nun diğer oyuncuları da pek çok Avrupa
kulübünün yolunu tutmuştu.(Her ne kadar üst düzey ekipler olmasa da)
2002 Dünya
Kupası eleme gruplarında Letonya,San Marino’yla berabere kalarak dibe vurmuştu.
Bunun faturası dönemin teknik direktörü Gary Johnson’a çıkmıştı. Sonrasında
takımın başına Skonto’nun hocası Aleksandrs Starkovs getirilmiş ve Euro 2004
kadrosunun son halkası da tamamlanmıştı.
EURO 2004 SONRASI GENEL
DURUM
Euro 2004 sonrasında Letonya futbol sahnesine Maris Verpakovskis gibi bir
yıldız çıkartmış fakat yanına yeni yardımcı karakterler ekleyememiş, teknik
direktörü Aleksandrs Starkovs’u kaybetmişti. Sonrasında göreve gelen Jurijs
Andrejevs,takımı değiştirme kararı almıştı fakat bu dönüşümü tam anlamıyla
başaramamıştı. Sonuç olarak Letonya futbolu gerilemiş ve Andrejevs’in görevine
son verilmişti. Kurtarıcı olarak lanse edilen Aleksandrs Starkovs yeniden
göreve getirilmiş ve dönüşüme başlama kararı alınmıştı. Bu dönüşüm meyvelerini
2010 Dünya Kupası elemelerinde verdi. Letonya grubunu 3. Sırada bitirmiş playoffların
kapısından dönmüştü. Bu durum medyanın ilgisini yeniden futbolu çekmişti.
Sonrasında Letonya’nın altın nesli tamamen futbolu bırakmış ve yerleri bir
türlü doldurulamamıştı. Bununla birlikte gelen kötü sonuçların ardından
Aleksandrs Starkovs’un yerine göreve Marians Pahars getirildi.
PAHARS’LA GELEN YENİ DÖNEM
Marians Pahars Letonya futbolunda Maris Verpakovskis’le birlikte en çok saygı
duyulan iki futbolcudan biri. Göreve gelmesiyle birlikte futbol spor
dergilerinde ve medyada daha çok yer bulmaya başladı.
Saha dışında Letonca
öğrenerek işe başlaması ona olan desteği arttırdı ve ülkeyi büyük ölçüde takım
etrafında kenetlemeyi başardı.
Saha içine dönecek olursak oyun tarzı itibariyle
daha ofansif bir anlayış benimsenmiş durumda.
Bununla beraber saha içerisinde
koşan ve sürekli olarak rakibe pres yapan bir takım görme isteği var. Takımda
bu konuda kimsenin bir ayrıcalığı yok ve çok katı.
Her bölgenin bir lideri
belirlenmiş durumda ve bu isimler takım içerisinde daha fazla ağırlığa sahip.
Kalede:Andris Vanins,savunmada:Kaspars Gorkşs,Orta Sahada:Janis İkaunieks
Pahars tarafından belirlenen liderler. Letonya’nın en büyük sıkıntısı forvet
hattında istikrarlı bir isim bulamaması.
LİGİN KALİTESİ VE FUTBOLA ETKİSİ
Letonya futbolunun en büyük sıkıntısı ligin kalitesinin son yıllarda dibe
vurmuş olması. Ligde son yıllarda şike söylentileri ve şike olayları ayyuka
çıkmış durumda. Ligde oyuncuların ortalama ücretleri 400-500 Euro
seviyesinde.(ki maaşlar genel olarak geç ödeniyor) Bu da bir anlamda yaşanan
şike olaylarının sebebini bizlere açıklıyor. Bu nedenle ligde biraz ön plana
çıkan oyuncular kendilerini Polonya,Çek Cumhuriyeti,Belarus gibi ülkelere
atıyorlar. Son dönemde ligin Avrupa futboluna en büyük ihracatı geçen sezon
Liepaja takımından Metz’e transfer olan Janis İkaunieks. Liepaja son yıllarda
Letonya Ligi adına belki de gösterilebilecek en pozitif gelişme. Başkanlığını
Maris Verpakovskis’in yaptığı kulüp genç oyunculara yatırım yapıp onları
Avrupa’ya ihraç etme stratejisi izliyor.
TÜRKİYE MAÇLARININ ÖNEMİ
Letonya’da Türkiye maçları manşet olmayı başaran nadir futbol olaylarından
biridir.
Bunun temelinde Letonya Milli Takımı’nın genel olarak başarılı
sonuçlar alması(beraberlik başarısız bir sonuç olarak sayılmıyor) ve Euro 2004
nostaljisinin de yeniden ortaya çıkması olarak gösterilebilir.
Ayrıca Türkiye
medyasındaki Letonya zayıf takım algısının da Letonya medyasında yer bulması bu
maça atfedilen önemi geçmişte hep arttırdı.
Letonya takımı ve teknik direktör
Pahars bu maçı bir karakter maçı olarak görüyor ayrıca Türkiye karşılaşmaları
pek çok oyuncu için bir vitrin maçı olma özelliği taşıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder