5 Eylül 2015 Cumartesi

EUROBASKET 2015 ÖNBAKIŞ

                                                     A GRUBU
Turnuvanın en büyük favorisi olan Fransa'nın yer aldığı ve ev sahipliğini yaptığı grup. Grubun en büyük favorisi Fransa. Diğer ekiplere bakacak olursak dibe vuran Rusya,Martin Gortat önderliğinde buraya gelen Polonya,son Avrupa Şampiyonalarının renkli ekibi Finlandiya,son yıllarda bir türlü istediği ivmeyi yakalayamayan İsrail ve pek çok yıldızından yoksun buraya gelen Bosna Hersek,Fransa'ya karşı koymaya çalışacak.
FRANSA:Son turnuvalarda önemli işlere imza atan ve hep madalya mücadelesinin içerisinde yer alan Fransa seyirci desteği ve yakaladığı form düzeyiyle birlikte grubun ve turnuvanın en büyük favorisi konusunda. Tony Parker önderliğinde kemik kadrosuyla gelen Fransa'da yeni jenerasyonun önemli isimleri de kadroya eklemlenmiş durumda. Fransa için grup aşaması bir ısınma turu niteliği taşıyor gruptaki diğer ekiplerin onlara karşı koyması çok zor.
RUSYA:Son dönemde adeta dibe vuran Rusya basketbolu takım olarak çok çalkantılı bir süreç yaşadı. Bazı oyuncuların Eurobasket kadrosuna alınmaması sebebiyle oyuncular kazan kaldırdı ve teknik heyet bu kararından geri adım atmak durumunda kaldı. Jenerasyon değişimini yapamayan Rusya'nın Andrei Kirilenko ve Viktor Khiryapa'nın yokluğunu hissedeceği çok açık. Rusya için ilk maçlar takım olmak ve kenetlenmek adına çok önemli olacaktır,ilk maçta İsrail karşısında gelecek bir galibiyet Rusya'yı bir seviye yukarı çekebilir. Ancak turnuvaya mağlubiyetlerle başlamaları durumunda toparlanmaları çok çok zor.
POLONYA:Buraya Marcin Gortat önderliğinde gelen Polonya,bu turnuvada geçen yıllardaki performansının üzerine çıkabilir. Özellikle A.J. Slaughter'ın katkısı onlar adına çok önemli ve değerli olacak,A.J. Slaughter-Lukasz Koszarek ikilisi Marcin Gortat'ın yükünü hafifletip dışarıdan katkı verebilirlerse bu grupta ikincilik koltuğunda yer almaları muhtemel.
İSRAİL:Son turnuvalarda bir türlü istediğini bulamayan İsrail buraya oldukça deneyimli bir kadroyla geldi. En büyük avantajları dengeli bir kadroya ve kenardan gelerek katkı verebilecek oyunculara sahip olmaları. Takımın en büyük yıldızı Omri Casspi olacak. Özellikle oyun kurucu rotasyonuyla grupta fark yaratmaları muhtemel. Pota altındaysa D'or Fischer'ın katkısı çok önemli olacak. Geçen turnuvalardaki performanslarının üzerine çıkacaklardır.
FİNLANDİYA:Son yılların en keyifli basketbol oynayan takımı bu turnuvaya da renk katacaktır. Yine en büyük liderleri Petteri Koponen önderliğinde savaşacak olan Finler için bu turnuvada işler o kadar da kolay olmayacaktır. Artık rakiplerinin eskiden olduğu gibi hafife aldığı bir ekip değiller ve halen tam anlamıyla Petteri Koponen'in yükünü hafifletmeyi başaramadılar,öncelikli hedefleri gruptan çıkmak olacaktır.
BOSNA HERSEK:Turnuvaya en büyük yıldızlarından yoksun olarak gelen Bosna Hersek hazırlık maçlarında da hiç iyi sinyaller vermedi,bu grupta işleri oldukça zor. Başarılı olmak için öncelikle bir lidere ihtiyaçları var, Alex Renfroe mutlaka ekstra işlere imza atmak zorunda yoksa Bosna-Hersek için gruptan çıkmak bir hayalden ibaret olacaktır.
TAHMİNİ SIRALAMA:1)FRANSA, 2)İSRAİL, 3)RUSYA, 4)POLONYA, 5)FİNLANDİYA 6)BOSNA-HERSEK

                                                      B GRUBU
Almanya'nın ev sahipliğini yapacağı grup turnuvanın ölüm grubu olarak göze çarpıyor. İzlanda hariç grupta yer alan 5 ekibin de turnuvada madalya alması kimseyi şaşırtmaz.
ALMANYA:Gruba ev sahipliği yapacak olan Almanya burada ayrı bir motivasyona sahip olacak,bu turnuvada son dönemde milli takıma gelmeyen Dirk Nowitzki de takımda yer alacak. Bu Almanya'yı moral olarak oldukça yukarı çekti bununla beraber sahaiçi lider sorununu da böylelikle çözmüş oldular. Son senelerde lig kalitesini arttırmayı başararak bunu milli takıma da yansıtan Almanya için bu turnuvada Nowitzki'nin performansı ve pota altında Tibor Pleiss'ın katkısı belirleyci olacak. Seyirci desteğiyle beraber gruptan çıkacaklardır.
İTALYA:Buraya altın jenerasyonuyla ve Nba oyuncularıyla gelen İtalya bir anda turnuvanın gizli favorilerinden biri haline geldi. İtalya için en önemli nokta saha içi top paylaşımı ve maç içi istikrar olacaktır. Turnuvaya galibiyetle başlamaları takım içi huzur adına önemli olacaktır. Medya baskısını en yoğun hisseden ekiplerden biri olan İtalya saha içinde pek çok lidere sahip olması sebebiyle bu baskıyı biraz da olsa aşabilme şansına sahip. İtalya gruptan çıkacaktır.
İSPANYA:İspanya'nın altın jenerasyonu için bu turnuva son şans,bu turnuva sonrasında jenerasyon değişimi İspanya adına kaçınılmaz olacaktır. Bu turnuvada İspanya adına genç oyuncuların nasıl bir katkı vereceği en önemli soru işareti olacaktır,genç oyunculardan istediği katkıyı alması halinde İspanya en önemli favorilerden biri haline gelecektir. Grubu lider tamamlaması beklenen İspanya için en önemli sorun ise turnuvaya her zaman istedikleri seviyede başlayamamaları yine de gruptan çıkacaklardır.
SIRBİSTAN:Sırbistan her zaman ekolü olan ve madalya mücadelesi veren bir ülke olarak turnuvalarda ön plana çıkıyor. Sırbistan buraya genç bir kadroyla geldi. Özellikle Teodosic'in performansı onlar için çok önemli olacaktır. Saha içinde bu turnuvada sorumluluk alabilecek pek çok oyuncuya sahip olan Sırbistan için karar anlarında sorumluluk alan oyuncuların nasıl bir performans sergileyeceği çok çok önemli.
TÜRKİYE:Jenerasyon değişimi yapmaya çalışan Türkiye için bu turnuva oldukça zor geçecektir. Özellikle oyun kurucu problemiyle beraber kritik bölümlerde kimin sorumluluk alacağı ve bu sorumluluğu nasıl yerine getireceği çok kritik bir nokta. Her takımın oyun kurucusu kadar konuştuğu bir turnuva olarak öne çıkan Eurobasket'te Türkiye'nin gruptan çıkması oldukça zor,gruptan çıksa da bu kadro yapısı turnuvanın devamı için umut vermiyor.
İZLANDA:Grubun zayıf ekibi İzlanda için buradaki temel hedef 1 galibyet almak ve maç deneyimi kazanmak olacaktır. İzlanda'nın öncelikli hedefi basketbolu ülkeye sevdirmek ve sonuna kadar savaşan bir takım kimliği oluşturmak olmalı.
TAHMİNİ SIRALAMA:1)İSPANYA, 2)İTALYA, 3)ALMANYA, 4)SIRBİSTAN, 5)TÜRKİYE 6)İZLANDA

                                                             C GRUBU
Hırvatistan'n ev sahipliği yapacağı grupta Yunanistan ve Hırvatistan ön plana çıkan ekipler. Bu grup turnuvanın en sert takım yapısına sahip takımların yer aldığı grup olarak dikkat çekiyor.
HIRVATİSTAN:Bu grupta Yunanistan'ı zorlaması beklenen Hırvatistan için turnuvada temel hedef olimpiyat elemelerine kalabilmek.Kadro yapısına bakıldığında tribün desteğiyle birlikte bunu başarabilmeleri muhtemel,savunmada ne kadar sert olacakları turnuvadaki konumlarını belirleyecektir.
YUNANİSTAN:Her zaman savunma sertliği ve oyun kurucu katkısıyla fark yaratan Yunanistan için basketbolun atletizme evrilmesi onları biraz zorlayacaktır ancak bu turnuvada onların da bu değişime bir ölçüde uyum sağladıklarını göreceğiz. Spanoulis önderliğinde madalya hedefiyle başladıkları bu şampiyonada madalyayı zorlayacaklardır.
GÜRCİSTAN:Son yıllarda önemli bir çıkış yakalayan Gürcistan savunmadaki sertliğiyle ön plana çıkan ve kendisine şans yaratan bir ekip. Onlar için temel hedef gruptan çıkmak olacaktır. Bu grup içerisinde bunu yapacak güçleri de var saha içi lider bulmakta zorlanmamaları ve oyuncularının bir kısmının önemli bir Avrupa deneyimine sahip olmaları onların en büyük avantajı. Bu gruptan çıkacaklardır.
SLOVENYA:Buraya Goran Dragic'ten yoksun gelen Slovenya'nın bu turnuvada işi oldukça zor. Gruptan çıkacaklardır ancak sonrasında bu kadro yapısıyla işleri oldukça zor,Zoran Dragic'in katkısı ve kenardan gelen oyuncuların enerjisi onlar için oldukça belirleyici olacaktır.Genç oyuncularının deneyim kazanması bu turnuvada onlar için öncelik taşıyor.
MAKEDONYA:4 yıl öncesinin mucize takımı bu şampiyonada o görüntüden oldukça uzakta. Kadro olarak son dönemin en zayıf kadrosuyla burada olacaklar,hazırlık maçlarındaki sonuçlar da bize bunu gösteriyor. Gruptan çıkmayı hedefleyeceklerdir ama işleri hiç de kolay değil,bu hedefe ulaşmak adına kenardan gelen oyuncuların katkı vermeleri şart.
HOLLANDA:Bu grubun zayıf halkalarından biri olan Hollanda için öncelikli hedef grup aşamasında galibiyet almak olacaktır,genç bir kadroya sahip olan Hollanda için oyuncuların deneyim kazanıp olgunlaşması en önemli oncelik. Grup aşamasına renk katacakları kesin.
TAHMİNİ SIRALAMA:1)YUNANİSTAN, 2)HIRVATİSTAN, 3)GÜRCİSTAN, 4)SLOVENYA, 5)HOLLANDA 6)MAKEDONYA

                                                          D GRUBU
Letonya'nın ev sahipliği yapacağı grup oldukça dengeli bir takım yapısına sahip. Her takım birbirini yenebilir bu da günlük performanslarının önem kazanacağı ve grupta işlerin oldukça karışabileceği anlamına geliyor.
LİTVANYA:Grubun en büyük favorisi konumunda olan Litvanya,hazırlık maçlarında dönem dönem sıkıntılar yaşadı. Litvanya adına oyun kurucu katkısı bu turnuvada oldukça önemli olacak. Pek formda olmayan Kalnietis bu katkıyı sağlarsa madalyayı zorlamaları muhtemel.
LETONYA:Seyirci desteğiyle birlikte önemli hava yakalayacak olan ve şut temelli oynayan Letonya için turnuva adına en kritik nokta oyun kurucu katkısı. Oyun kurucu pozisyonundaki sıkıntı çözerlerse hedefledikleri olimpiyat biletine bir adım daha yaklaşırlar.
BELÇİKA:Geçen turnuvanın renkli ekiplerinden biri olan Belçika buraya heyecan verici bir kadroyla geldi. Öncelikli hedefleri gruptan çıkmak olacaktır,kritik anlarda Lojeski gibi ölümcül bir şutöre sahip olan Belçika gruptan çıkma yolunda bu kadro yapısıyla oldukça avantajlı.
ÇEK CUMHURİYETİ:Önemli bir jenerasyon yakalamayı başaran Çek Cumhuriyeti,kadronun deneyim problemini çözmesiyle birlikte seviye atladı ve burada dikkat edilmesi gereken ekiplerin başında geliyor. Sürpriz yapmaları muhtemel. Vesely ve Satoransky kritik anlarda sorumluluk alarak Çek Cumhuriyeti adına işleri oldukça kolaylaştıracaktır.
UKRAYNA:Geçen turnuvada maksimumunu yapan Ukrayna bu turnuvada sıkıntı yaşayabilecek ekiplerden biri. Ülkedeki siyasal atmosfer takımı oldukça zorlayacaktır. Bununla birlikte son turnuvaların en önemli yıldızı Pooh Jeter bu kez kadroda yer almıyor.
Ukrayna'nın temel hedefi gruptan çıkmak olacaktır ama işleri hiç de kolay değil.
ESTONYA:Grubun en zayıf ekibi olarak dikkat çeken ekibi olan Estonya,ilk maçlarda sergileyeceği olumlu bir performansla kendisine şans yaratmak isteyecektir ancak yine de işleri oldukça zor. En önemli dezavantajları uluslararası tecrübeye sahip oyuncularının olmamaları.Kritik noktalarda kimin sorumluluk alacağı ve bu sorumluluğu nasıl yerine getireceği onlar için en önemli problem konumunda.
TAHMİNİ SIRALAMA:1)LİTVANYA, 2)LETONYA, 3)ÇEK CUMHURİYETİ, 4)BELÇİKA, 5)UKRAYNA, 6)ESTONYA

3 Eylül 2015 Perşembe

LETONYA FUTBOLU GENEL DEĞERLENDİRME

        LETONYA FUTBOLU GENEL DEĞERLENDİRME
Futbolun Letonya’daki konumunu anlayabilmek için öncelikle spor kültürü içerisindeki yerini görmek gerek. Letonya’nın en popüler sporu buz hokeyi. Özellikle son yıllarda Dinamo Riga’nın yeniden faaliyete geçmesi ve Khl’de adeta bir milli takım rolü üstlenmesi son yıllarda futbola olan ilgiyi azalttı ve futbolu zayıflattı.
Medya ilgisi de buz hokeyi üzerinde daha yoğun.(Türkiye’deki futbol algısıyla benzerlik kurabiliriz.)
Buz hokeyinden sonra ülkenin ikinci popüler sporu ise basketbol.
Bunun temelinde ise tarihi başarılar yatıyor. Letonya 1935’te düzenlenen ilk Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon olmayı başarmıştı.
Buz hokeyi ve basketbol ülkede ata sporu statüsüne sahip.
Durum böyle olunca futbolun hem medya hem de seyirciler içerisinde hareket alanı bulması kolay olmuyor. Futbolun gelişimi ve medyada hareket alanı bulması tam da bu noktada başarılara bağlı oluyor.
Euro 2004’teki başarıyla birlikte futbol kendisine medyada ve taraftarlar arasında oldukça önemli bir yer bulmayı başarmıştı.
Son yıllarda ise başarılı sonuçların gelmemesi sebebiyle futbolun popülerliğinde çok ciddi bir düşüş var.

         EURO 2004 BAŞARISI VE BAŞARIYI GETİREN ETKENLER
Son yıllarda Letonya futbolunda çok önemli bir düşüş olduğunu dile getirdik.
Bu noktada geçmişteki en büyük başarıyı ve bunun alt yapısını hatırlatmakta fayda var.
Letonya’nın tarihindeki en büyük başarısı Euro 2004’e katılmayı başarması. Bu başarı da bir Türkiye galibiyeti sonrasında gelmişti.
O dönemde Türkiye medyasında her ne kadar ‘’ÇEK BİR LETONYA’’ manşetleri atılsa da o dönemki Letonya kadrosu ülke futbolunun altın nesliydi.
Letonya futbolunda 90’lı yıllar Skonto Riga’nın dominasyonuyla geçti. Özellikle 1996 sonrasında Skonto alt yapısından yetişen oyuncular ülke futboluna yön verdi.(Bu kadro Euro 2004’ün de temelini teşkil etmekteydi.)
Skonto o dönemde Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde ve Uefa Kupası ön eleme turlarında İnter,Barcelona gibi önemli ekiplerle mücadele etme şansı yakaladı.
Bu durum Letonya futbolunun milli takımlar düzeyinde de bir ivme yakalamasını sağladı Euro 2000 eleme turlarında Yunanistan ve Norveç galibiyetleri geldi.
Kulüpler düzeyinde ise en büyük başarı Skonto Riga’dan geldi. Skonto Riga 1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nin kıyısına kadar geldi ancak son eleme turunda Chelsea’ye iki maç sonunda 3-0 yenilerek elendi.
Bu dönemde Letonya’nın en büyük futbol ihracatı da gerçekleşmişti ve şu anda milli takımın teknik direktörlüğünü yapan Marians Pahars Southampton’a transfer olmuştu.
Bu gelişmenin ardından Skonto’nun diğer oyuncuları da pek çok Avrupa kulübünün yolunu tutmuştu.(Her ne kadar üst düzey ekipler olmasa da)
2002 Dünya Kupası eleme gruplarında Letonya,San Marino’yla berabere kalarak dibe vurmuştu.
Bunun faturası dönemin teknik direktörü Gary Johnson’a çıkmıştı. Sonrasında takımın başına Skonto’nun hocası Aleksandrs Starkovs getirilmiş ve Euro 2004 kadrosunun son halkası da tamamlanmıştı.
         
                 EURO 2004 SONRASI GENEL DURUM
Euro 2004 sonrasında Letonya futbol sahnesine Maris Verpakovskis gibi bir yıldız çıkartmış fakat yanına yeni yardımcı karakterler ekleyememiş, teknik direktörü Aleksandrs Starkovs’u kaybetmişti. Sonrasında göreve gelen Jurijs Andrejevs,takımı değiştirme kararı almıştı fakat bu dönüşümü tam anlamıyla başaramamıştı. Sonuç olarak Letonya futbolu gerilemiş ve Andrejevs’in görevine son verilmişti. Kurtarıcı olarak lanse edilen Aleksandrs Starkovs yeniden göreve getirilmiş ve dönüşüme başlama kararı alınmıştı. Bu dönüşüm meyvelerini 2010 Dünya Kupası elemelerinde verdi. Letonya grubunu 3. Sırada bitirmiş playoffların kapısından dönmüştü. Bu durum medyanın ilgisini yeniden futbolu çekmişti. Sonrasında Letonya’nın altın nesli tamamen futbolu bırakmış ve yerleri bir türlü doldurulamamıştı. Bununla birlikte gelen kötü sonuçların ardından Aleksandrs Starkovs’un yerine göreve Marians Pahars getirildi.

               PAHARS’LA GELEN YENİ DÖNEM
Marians Pahars Letonya futbolunda Maris Verpakovskis’le birlikte en çok saygı duyulan iki futbolcudan biri. Göreve gelmesiyle birlikte futbol spor dergilerinde ve medyada daha çok yer bulmaya başladı.
Saha dışında Letonca öğrenerek işe başlaması ona olan desteği arttırdı ve ülkeyi büyük ölçüde takım etrafında kenetlemeyi başardı.
Saha içine dönecek olursak oyun tarzı itibariyle daha ofansif bir anlayış benimsenmiş durumda.
Bununla beraber saha içerisinde koşan ve sürekli olarak rakibe pres yapan bir takım görme isteği var. Takımda bu konuda kimsenin bir ayrıcalığı yok ve çok katı.
Her bölgenin bir lideri belirlenmiş durumda ve bu isimler takım içerisinde daha fazla ağırlığa sahip. Kalede:Andris Vanins,savunmada:Kaspars Gorkşs,Orta Sahada:Janis İkaunieks Pahars tarafından belirlenen liderler. Letonya’nın en büyük sıkıntısı forvet hattında istikrarlı bir isim bulamaması.

                LİGİN KALİTESİ VE FUTBOLA ETKİSİ
Letonya futbolunun en büyük sıkıntısı ligin kalitesinin son yıllarda dibe vurmuş olması. Ligde son yıllarda şike söylentileri ve şike olayları ayyuka çıkmış durumda. Ligde oyuncuların ortalama ücretleri 400-500 Euro seviyesinde.(ki maaşlar genel olarak geç ödeniyor) Bu da bir anlamda yaşanan şike olaylarının sebebini bizlere açıklıyor. Bu nedenle ligde biraz ön plana çıkan oyuncular kendilerini Polonya,Çek Cumhuriyeti,Belarus gibi ülkelere atıyorlar. Son dönemde ligin Avrupa futboluna en büyük ihracatı geçen sezon Liepaja takımından Metz’e transfer olan Janis İkaunieks. Liepaja son yıllarda Letonya Ligi adına belki de gösterilebilecek en pozitif gelişme. Başkanlığını Maris Verpakovskis’in yaptığı kulüp genç oyunculara yatırım yapıp onları Avrupa’ya ihraç etme stratejisi izliyor.

                TÜRKİYE MAÇLARININ ÖNEMİ
Letonya’da Türkiye maçları manşet olmayı başaran nadir futbol olaylarından biridir.
Bunun temelinde Letonya Milli Takımı’nın genel olarak başarılı sonuçlar alması(beraberlik başarısız bir sonuç olarak sayılmıyor) ve Euro 2004 nostaljisinin de yeniden ortaya çıkması olarak gösterilebilir.
Ayrıca Türkiye medyasındaki Letonya zayıf takım algısının da Letonya medyasında yer bulması bu maça atfedilen önemi geçmişte hep arttırdı.
Letonya takımı ve teknik direktör Pahars bu maçı bir karakter maçı olarak görüyor ayrıca Türkiye karşılaşmaları pek çok oyuncu için bir vitrin maçı olma özelliği taşıyor.